Kılıçdaroğlu, milletin itibarını 12 milyon dolara sattılar!

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İsraille yapılan Mavi Marmara anlaşmasını eleştirdi: "Memleketin itibarını 12 milyon dolara sattılar," dedi.

Kılıçdaroğlu, milletin itibarını 12 milyon dolara sattılar! Güncel

Partisinin grup toplantısında partililere hitap eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrailli komandolar tarafından 9 Türk vatandaşımızın öldürülmesiyle başlayan Mavi Marmara krizinin İsrail'le imzalanan mutabakat ile çözülmesi ile ilgili "Türkiye’de kıyamet kopmuştu. Her cuma namazı sonrası bütün camilerde eylem vardı. Geçmişte o eylemleri yapanlara soruyorum. Sizde vicdan var mı? Memleketin itibarını İsrail’e 12 milyon dolara sattılar" dedi. 

"Kılıçdaroğlu: Akan Müslüman kanının sorumlusu kim?"

"İsrail’le kavga ettiler, sonra tıpış tıpış gittiler. İsrail’in her dediğinin altına imzayı bastılar. 9 vatandaşımız uluslararası sularda öldürüldü. Dediler ki 'Gazze ablukası kalkmadan asla barış olmaz.' Abluka aynen devam ediyor. 9 vatandaşın açtığı davaları geri çekeceksiniz. O zaman kanun çıkaracaksınız, dediler. Bizimkiler o kanunu da çıkardılar. Bunu CHP yapsaydı, Türkiye’de kıyamet kopmuştu. Her cuma namazı sonrası bütün camilerde eylem vardı. Geçmişte o eylemleri yapanlara soruyorum. Sizde vicdan var mı? Memleketin itibarını İsrail’e 12 milyon dolara sattılar. 

"Şu soruyu da her vatandaşın sormasını isterim. 240 şehidimiz oldu, sorumlusu kim?

Demokrasi şehitleri için özel bir düzenleme yaptılar, onlara daha yüksek bir aylık veriyorlar. Ama peki diğer şehitlerimizin yakınlarına ne olacak? Şehitler arasında ayrım olur mu? Şehitler arasında ayrım olur mu? Birisi gidip dağlarda, ovalarda şehit düşmüş. Öbürü Meclis bombalanırken o da orada demokrasi ve özgürlüğü savunmak için şehit düşmüş. Ben emin olun anlamakta zorlanıyorum. Biz bunları söyleyince “Vay efendim siz Yenikapı ruhuna ihanet ediyorsunuz” diyorlar. FETÖ dedikleri Fethullah Gülen örgütünü kim büyüttü. Bunu iyi anlamazsak darbe girişimini zaten anlayamayız. Diyorlar ki, Sayın Cumhurbaşkanı 3 Ağustos 2016’da. Ve şu cümleyi herkesin dile getirmesini isterim. “Bir ortak yanımız vardı” diyor. Aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapı diyor.

"(2004’teki MGK kararını göstererek) Ne demek haberim yok? Bal gibi haberin vardı. Bu karar 2013’te bir gazete tarafından yayımlandı. Bunun üzerine Erdoğan’ın danışmanı çıktı, “O MGK kararı yok hükmünde” diyor. Nasıl oluyor da yok hükmünde? Bu işin siyasi sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti’ni 10 yıldır yönetenlerdir. Ben bunu açıklayınca havuz medyasından bazıları yazı yazıyor. “Efendim, Kılıçdaroğlu o dönem ne söyledi?” Aynen okuyorum. Yayımlanan bir MGK belgesi var. İktidarın ikiyüzlü politika izlediğini gösteriyor. Düne kadar neler söylüyordu. Bir siyasetçinin temel kuralı halkına yalan söylememek olmalıdır. Bunu bile fark etmiyorlar. Sanıyorlar ki, biz de onları destekliyorduk. Biz doğruyuz, doğruları söyleriz. Halka yalan söylemeyiz. Peki bunlar oldu da faturayı kim ödedi? Gariban vatandaşlar. Askeri okullarda ailelerini okutan aileler burada.

"Çocuğunu cemaat okullarına gönderenler. İzni kim verdi? İzni verenden değil, çocuğunu okula gönderenden hesap soruyorsun. Kimisinin mal varlığına el koydular, kimisini memurluktan attılar. Askeri okulları niye kapatıyorsun? Efendim, orada FETÖ’cüler var. Onları kapattınız mı, niye kapatıyorsunuz?

"Bütün aileyi yok ediyorsunuz. Ben mağdur deyince kim diyorlar. Bu mağdur bunlardır. Afyon’un Şuhut ilçesinde kimya öğretmeni. Çocuğu var. 6 gündür emniyette. 61 günlük çocuk. Babası diyor ki, hapse koysunlar bari, çocuğu da yanına versinler. Bana söyler misiniz, askeri darbe dönemlerinde böyle bir zulüm oldu mu? Anlatan CHP’li arkadaşım telefonda ağladı. Annenin korkusu ya sütüm kesilirse. Bu kadar vicdansızlığı hazmedemez bu toplum. Din nerede, iman nerede, sorumlular nerede? Soruyorum, Yenikapı ruhundan uzaklaştınız. Yenikapı ruhunu çiğnediniz. Yenikapı ruhunun özü adalettir adalet. Yenikapı ruhundan neleri anlamamız gerektiğini maddeler halinde saydık. Camiye, kışlaya politikayı sokmayacağız. Niye kabul etsin? Özeleştiri yapmak zorundadır dedik. Siyaset kurumu.

"Yenikapı'ya gittim, hamaset yapmadım. 12 maddede anlattım. Çıkıp itiraz etmediler. Ne söyledik; camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokmayın. Siyasette uzlaşma kültürünü geliştirelim dedik. 'Rabbim ve milletim affetsin' diyor. Bu bir özeleştiri değildi. Kandırıldım diyor. Bu bir özeleştiri değildir. Gereğini yapacaksın. O koltukta oturamazsın. Devlet sisteminde liyakatı esas alalım dedik. Şimdi sadece kendi yandaşlarını öğretmen almak istiyorlar, bu doğru değil. Soruyorlar, 'Reis deyince aklınıza ne geliyor' diye... Bizim aklımıza Piri Reis geliyor. 'Gezi'de ne hissettiniz' diye soruyorlar, 'Özgürlük' hissettik.

"7’den 70’e kadar bir milyonun üstünde mağdur var. Babayı atmışsınız hapse. Anneyi lojmandan çıkarmışsınız. Ailenin en büyüğü 15 yaşında bir çocuk. Çalıştığı yerde en fazla 3 gün tutuyorlar. Sonra çocuğu kovuyorlar, “Senin baban FETÖ’cü, atmazsak bizi içeri atacaklar.” Zalimin karşısında durmak bizim görevimizdir. İl başkanlarıma söyledim, milletvekillerime, ilçe başkanlarıma söylüyorum. Türkiye’nin il, ilçe, köy neresinde mağdur varsa bütün mağdurların sesi olacağız ve mağdurlara sahip çıkacağız. Zalimin karşısında susan dilsiz şeytansa, susmayacağız. Sonuna kadar direneceğiz, çünkü biz zulmedenlere meyletmeyeceğiz. Hepinize saygıyla selamlıyorum."

 

Kaynat: t24.com.tr

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet