Uğur Koşar Allah dedi ve ...

Çok satan ‘Allah De Ötesini Bırak’ kitabının yazarı Uğur Koşar Hürriyetin haberine göre hem saf müslümanları hem de eşini aldatmış.

Uğur Koşar Allah dedi ve ... Kültür & Sanat

"Allah De Ötesini Bırak", “Bana Allah Yeter”, “Allah’a Koşun”, “Rabb’in İçin Sabret” kitaplarıyla son yılların en popüler yazarlarından olan Uğur Koşar’ın eşi Gülsen Koşar, yazarın kendisini aldattığı iddiasıyla boşanma davası açtı ve adeta deyim yerindeyse Uğur Koşar’ın ipliğine pazara çıkardı.

2014’te Forbes dergisine göre, “Allah De Ötesini Bırak” kitabı 800 bin adet satış ve 1.7 milyon lira telif geliriyle Türkiye'nin en çok kazanan yazarı olan Uğur Koşar'ın eşi bankacı Gülsen Koşar, Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesi'ndeki dava dilekçesinde, yaşadıklarını şöyle özetledi: eşi Uğur Koşar’ın ilkokul mezunu olduğunu ve bilgisayar tamirciliği yaptığını belirtti. İnternetten araştırıp kitap yazdığını belirten Gülsen Koşar, kitap tutunca kadınlarla defalarca aldatma süreci başladığını ifade etti.

Gülsen Koşar, kocasını bir dedektif gibi takip ederek aşk yaşadığını ileri sürdüğü avukat ile plajda resimlerini çekerek dava dilekçesine koydu.

Yazar Uğur Koşar ise eşinin başka bir erkekle mesajlaşarak kendisini aldattığını ileri sürerek avukatı aracılığıyla karşı dava açtı. Koşar, dilekçesinde “Eşim aşırı kıskanç ve baskıcıydı. İmza günlerine katılmamam için baskı yapıyordu. Mesleki kariyerime zarar veriyordu. Sosyal medyada başka bir erkekle yazıştığını görünce, ‘Seni kıskandırmak için yapıyorum’ diyerek kendisini savundu. Bu güven sarsıcı ve yüz kızartıcı hareketler psikolojimi bozdu. Evlilik birliği temelinden sarsıldı” sözlerine yer verdi.

Kitabında, dinler arasında bir farkın olmadığını iddia ederek deizmin propagandasını yapan Uğur Koşar, dinlerarası diyalogcular ve masonların yaptığı gibi; Hıristiyan, Yahudi veya Müslüman olmanın önemli olmadığını iddia edip, tahrif edilmiş olan dinler ile İslamı aynı kefeye koyuyor.

Rabbimizin emri olan namaz kılmak ile meditasyon yapmayı aynı şeylermiş gibi sapkın kıyaslamalarda bulunan Koşar;

"Yaradan sana neden Hristiyan oldun ya da neden Yahudi oldun diye sormayacaktır. O sana, neden benim yolumda olmadın diye soracaktır. Onun yolu sevgi yoludur, çünkü o sevginin kaynağıdır ve unutma, tüm mezheplerin, dinlerin yolları O’na uzanır.

Müslüman anne babadan doğmamış kimselerin Müslüman olamayacağını, dahası Müslüman olmasına gerek olmadığına" hükmediyor.

Bütün bu yazılanları okuduğumuzda Uğur Koşar’ın ılımlı İslamcıların, diyalogcuların yaptığı gibi dini sulandırmaya çalıştığını görüyoruz.

Kitaplarını derinlemesine bile okumadan sadece göz gezdirildiğinde bile okurlara dini anlamda vereceği hiçbir bilginin olmadığını anlayabiliriz. Bu tarz yazar ve kitaplarının ne denli tehlikeli olacağını varın siz düşünün. Bu tür kitaplar insanları dinden soğutmak için karanlık mahfiller tarafından piyasaya sunulmuştur. Bu kitaplar bir projenin karşılığıdır. Bu kitapları okuyanlar Allah korusun inancını bile yitirebilir.

Bahsettiğimiz konular sadece “Kendini Bilen Rabbi’ni Bilir” adlı kitabından birkaç alıntıdan ibaret. Dini sapkınlık sadece bunlarla sınırlı değil.

Bizim sormak istediğimiz, bilmem ne hocalar ne ulemalar ne aydınlar bu yazılanlarla ilgili neden konuşmuyorlar? Dinidar medyamız bu ve bunun gibileri neden ekranlarına çıkarıp, reklamlarını yapıyorlar?

Diyanet İşleri Başkanlığı FETÖ ile ilgili olarak, "Biz kürsülere bazı şeyleri getirmedik. Sustuk" diyor. Biz de kendilerine ne zaman ayağa kalkıp hakkı haykıracaksınız, din elden gittikten sonra mı, vatan elden gittikten sonra mı? diye, soruyoruz.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla FETÖ’nün kitaplarını inceleyen Diyanet İşleri Başkanlığı, yine Sayın Erdoğan’ın talimatlarını mı bekliyorlar?

 

Kaynaklar:

kemalozer.com

Hürriyet

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet