İsrail Büyükelçisinin Türkiye'de ne işi var!

İsrail'in Ankara Büyükelçisi Eitan Naeh, Ankara'da. Naeh, Türkiye'de elçi olarak bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getirdi ve yapacak çok işlerinin olduğunu söyledi.

İsrail Büyükelçisinin Türkiye'de ne işi var! Güncel

İsrail'in Ankara Büyükelçisi Naeh, Esenboğa Havalimanı VIP çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, Türkiye'de elçi olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve yapacak çok işlerinin olduğunu ifade etti.

Geçen hafta İsrail'de çıkan yangınları söndürme çalışmalarında ülkesine yardımda bulunan Türkiye'ye teşekkürlerini ileten Naeh, "İhtiyaç olduğu zamanlarda birbirimize yardım ettiğimiz bir tarihimiz var." dedi.

Büyükelçi Naeh, sıcak karşılama için ayrıca teşekkür etti. Türkiye, Tel Aviv Büyükelçiliğine Başbakanın Danışmanlığını yürüten Kemal Ökem'i görevlendirmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin İsrail'de temsil seviyesini büyükelçiliğe yükselttiğini belirterek, "Sayın Başbakanımızın Dışişleri Danışmanı Kemal Ökem Beyi biz de İsrail'e büyükelçi olarak atıyoruz. Onlar da büyükelçilerini atadılar." sözleriyle duyurmuştu.

Dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ne demişti?

Gazze ablukasını kırmak ve Filistin'in haklı davasını tüm dünyaya duyurmak için yola çıkan Mavi Marmara gemisine, 31 Mayıs 2010’da uluslararası sularda İsrail’in düzenlediği ve dokuz vatandaşımızın öldürülmesiyle sonuçlanan operasyondan sonra, iki ülke ilişkileri sözde bitmişti. Saldırının hemen ardından Türkiye, Tel Aviv’deki büyükelçisini çekmişti. O dönemde başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada;

"Türkiye olarak bi defa  bizim İsrail’e karşı tavrımız nettir. Ve biz İsrail’le olan ilişkiler noktasındaki şeyimizi zaten adete sıfırlamış noktadayız.

İsrail şu anda terör estiriyor, İsrail şu anda bir soykırım yapıyor. İsrail, Hama ve Fetih arasındaki ulusal mutabak hükümetinin kurulmasını arzu etmiyor ve bunu arzu etmediği gibi de şuanda orada bu kıyımını devam ettiriyor. 

İsrail dünyada barışı tehdit eden bir ülkedir. Orta Doğu barışını tehdit eden bir ülkedir. Hiçbir zaman barış yanlısı olmamıştır. Zulmetmiştir. Zulmetmeye devam etmektedir. Ve dolayısıyla da Türkiye olarak biz kendimiz şahsen ben bu görevde bulunduğum sürece hiçbir zaman İsrail’le olumlu bir şeyi düşünemem. başkaları düşünebilir o beni en terese etmiyor. Ben ve sorumluluğum altındaki yönetim biz bu görevde olduğumuz sürece asla bu işe olumlu bakmayız." şeklinde ifade de bulunmuştu.

Farklı zamanlarda yaptığı konuşmalarda Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail, Batının şımarık çocuğu" demişti. Bir demecinde ise, gerekirse İsrail'le savaşabileceklerini de sözlerine eklemişti. 

Son olarak 15 Temmuz Darbesinden sonra, Türkiye İsrail'le Mavi Marmara konusunda anlaşmışlardı. Mavi Marmara saldırısından sonra askıya alınan ilişkileri normalleştirecek 6 maddelik anlaşmaya göre, İsrail mağdurlara 20 milyon dolar ödeyecek. Türkiye ve uluslararası kuruluşlarda İsrail'e açılan davalar düşecek. İşte normalleşme anlaşmasının tam metti.

İSRAİL DEVLETİ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ

Türkiye ve İsrail Devletleri işbirliği içerisinde aşağıdaki hususlarda anlaşmaya varmışlardır;

1.     İsrail Hükümeti, hiçbir cezai ve hukuki sorumluluk taşımadan (bağış niteliğinde)  20 milyon Amerikan Doları tutarındaki ödemeyi, 31.05.2010 tarihinde Mavi Marmara gemisinde hayatını kaybedenlerin ailelerine verilmek üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından açılacak hesaba yatıracaktır. 

2.     Sözü edilen ödeme tek seferde gerçekleştirilecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti diplomatik yazışma yoluyla İsrail Devleti’ne ödemenin yapılacağı hesabı bildirecektir. İsrail Devleti bu tutarı, anlaşmanın yürürlüğe girişinden itibaren 25 işgünü içerisinde, belirtilen hesaba yatıracaktır. 

3.     Bahsi geçen tutarın tasarrufu ve paylaştırılması konusu, sadece Türkiye Devletinin mesuliyeti altındadır. Bu tutarın hayatını kaybedenlerin ailelerine aktarılması ve paylaştırılacak tutarların belirlenmesinde İsrail Devleti hiçbir sorumluluk taşımayacak şekilde Türkiye Hükümeti sorumludur.

4.     İsrail ve Türkiye, her iki taraf olarak, biri diğerine ve diğerinin temsilcilerine hukuki veya diğer hiçbir sorumluluk yüklememek üzere anlaşmışlardır. Taraflar, bu anlaşmanın bir itiraf veya taraflardan birine veya temsilcilerine karşı özel hukuk ve ceza hukuku açısından bir sorumluk yüklemesi olarak yorumlanmayacağında anlaşmışlardır. Her hâlükârda bu anlaşma, Özgürlük Filosu ile alakalı olarak İsrail temsilcileri ve vatandaşlarına karşı, Türkiye eliyle veya her gerçek kişi veya tüzel kişi tarafından, Türkiye’de direkt veya dolaylı olarak daha önceden açılmış olsun veya açılacak olan özel hukuk ve ceza davalarından dolayı, İsrail’in, temsilcilerinin ve vatandaşlarının her türlü sorumluluktan tamamen muaf olduklarını ve ibra edildiklerini içerir. 

5.     İsrail Devleti veya İsrailli gerçek ve tüzel kişiler aleyhine Türkiye eliyle veya Türkiye veya herhangi bir Türk gerçek ya da tüzel kişileri tarafından açılmış mali davalar ve mali talepli müracaatlar söz konusu olursa, tüm kayıpların, masrafların ve zararların karşılanması sorumluluğu Türkiye Devletine aittir. 

6.     Bu Anlaşma, tarafların kanuni olarak onaylaması üzerine, iç kanuni sürecin tamamlanması ve onaylandığını bildiren resmi yazının Türkiye ve İsrail’in diplomatik kanalları aracılığıyla resmi makamlara iletilmesi sonrasında yürürlüğe girecektir.

Bu anlaşma 28.06.2016 tarihinde Ankara’da ve Kudüs’te olmak üzere Türkçe, İbranice ve İngilizce olarak aslına uygun üç nüsha olarak düzenlenmiştir. Bu nüshalar arasında ihtilaf olması durumunda İngilizce nüsha geçerli olacaktır.

Konuşma metninin tamamı için videoyu izleyiniz

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet